08 Mart 2013

“Dünya üzerinde doğru, iyi, en iyi uğruna savaştım”

O “Dünya üzerinde doğru, iyi, en iyi uğruna” böyle bir dünya istemi ile savaştı

olga1908 yılında Münih’te doğan, 1923 yazında genç komünistlerden oluşan Schwabing grubuna katılan Olga Benario‘yu Brezilyalı yazar Fernando Morais, “Olga” adlı belgesel romanında hareketli yaşamı ve trajik ölümüyle anlatmıştır. Olga komünistleri bulduktan sonra Otto Braun’la tanışır. Onun da desteğiyle askeri stratejiler, Marksizm konularında yetkinleşir. Bir yıl sonra Otto’yla Berlin’in işçi kesimi Neuköln’e yerleşir.

KG’nin ajitasyon ve propaganda sekreterliğine ve sonra siyasal sekreterliğine getirilir.1926 yılı Ekim ayında Otto’yla birlikte vatana ihanet suçundan tutuklanır, daha sonra serbest bırakılır. 11 Nisan 1928‘de ise hala tutuklu olan Otto’yu Moabit Hapishanesinden kaçırır.

Sonra Moskova’ya geçerler. Merkez komitesine seçilir. İngilizce, Fransızca öğrenir, Rusçasını güçlendirir. Hafif ve ağır silahlar kullanmayı, Kızıl Ordu’nun bir kara birliğinde ata binmeyi öğrenir. 1931 yılında Fransa’ya, İngiltere’ye gönderilir, eylemlerde tutuklanır, sonra serbest bırakılır. Moskova’ya geri döndüğünde Komünist Gençlik Enternasyonalinin beşinci kongresinde başkanlığa seçilir. Moskova’da Zhukovski hava kuvvetleri akademisinde paraşüt ve uçuş dersleri alır.

Olga’nın yaşamı


1934 yılında Komintern tarafından, gerçekleştirilmesi planlanan Brezilya Devrimine katkı sunmak ve Luiz Carlos Prestes’in güvenliğini sağlamak üzere görevlendirilir. 29 Aralık gecesi Prestes’le Brezilya’ya gitmek üzere Moskova’dan ayrılırlar. Uzun yolculukları sırasında birbirlerine aşık olurlar.

27 Kasım 1935 yılında devrim girişimi başarısızlıkla sonuçlanır. 5 Mart 1936’da Rio De Janeiro’daki evlerine yapılan baskında polisler tam ateş açacağı sırada Prestes’in önüne geçerek, onu ölümden kurtarır. Tutuklandıklarında Olga, Prestes’ten hamiledir. Vargas hükümetince, Gestapo’yla yapılan işbirliği sonucu hamileliğinin yedinci ayında hapisaneden alınarak Hamburg’a giden bir gemiye bindirilir ve sınır dışı edilir.

Hamburg’da gemiden alınarak Berlin Barnim Hapishanesine gönderilir. 27 Kasım 1936’da çocuğunu hapisanede doğurur. Bir yıl sonra kızı Anita Leocadia Prestes elinden alınır. 21 Ocak 1938’de SS’ler tarafından Lichtenburg toplama kampına gönderilir. 1939 yılında ise Ravensbrück toplama kampına… Ve oradan da Bernburg toplama kampına…

Olga bebeğini Nazi kampında dünyaya getirir. Gestapo tarafından sürekli sorguya alınan Olga direnir, hiç bir şey söylemez. 34 yaşında binlerce insan gibi komünist ve yahudi olduğu için gaz odalarında katledilir. Eşine yazdığı son mektupta söylediği gibi O “Dünya üzerinde doğru, iyi, en iyi uğruna” böyle bir dünya istemi ile savaştı. Fedekarlıkların en büyüğü yaşamını bu uğurda yitirdi.

YD : Avrupa, Kadın

RSS

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler

Burjuvaziyi faşist devlet terörünü güçlendirip boyutlandırmaya zorlayan asıl etken ve dinamikler daha derinde...

 

Yedikule zindanlarından günümüze

Yedikule zindanlarından günümüze

Yasalar değişiyor, hapishane adları-harfler değişiyor, yeni hapishaneler yapılıyor ama zindan hep zindan. Devlet hep ceberrut

 

Kadının beyanı

Kadının beyanı

Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...

 

Taksim, yine...

Taksim, yine...

Bugünkü Taksim eylemi de kitle direngenliğiyle akıllara kazındı. Taksim'i, İstiklal'in tüm ara sokaklarını ablukaya almasına rağmen direnişi kıramadı!

 

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna, “uzakta” olup biten bir 'dış haber' gözüyle görülmemeli!..