13 Mayıs 2013

Adnan Yücel Adana'daydı

Adnan Yücel Çukurova'yla birleşmiş tekvücut olmuştu, bunu yıllar sonra bir kez daha yaşadık ve gördük

Adnan Yücel Adana'daydı
Yapı Sanatevi
Adnan Yücel; kavganın ve umudun şairi, işçilerin-emekçilerin, kadınların, gençlerin sömürü düzeni olan kapitalizme ve faşist baskılara karşı direnme, insanca yaşanacak bir dünya özlemini dile getirme, hayata geçirmenin korkusuz şairi... Sadece edebi üretimleriyle değil kişiliğiyle de ailesinden başlayarak, arkadaşları, öğrencileri arasında örnek olmasını bilen bir şairimiz. Mücadeleyi hayatına oturtmuş, şiirleriyle bilinç taşımayı hedeflemiş, yaşamının ortasına örgütlü, partili mücadeleyi koymuş komünist bir şair.

Yıllar sonra Adnan Yücel Adana'da


Festival çalışmaları bu sene ilk olarak Adana'da Çukurovalılarla buluştu. Adnan Yücel için festival kapsamında Adana'da geçekleştirmek istediğimiz panel, forum ve dinletiler için kimin kapısını çaldıysak, kime ilettiysek konuyu kapılar ve imkânlar sonuna kadar açıldı. Adnan Yücel Çukurova ile birleşmiş, bütünleşmiş, tekvücut olmuştu; bunu bir kez daha yıllar sonra yaşadık ve gördük. 



Adana'daki panel-forum ve dinletiler Seyhan Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. 12 Mayıs Pazar günü saat 13.00'de öğrencilerinden Burhan İlkılıç'ın hazırladığı kısa belgesel çalışmasıyla başladı. Adnan Yücel şahsında ölen ama yenilmeyenler için yapılan saygı duruşundan sonra Yapı Sanatevi adına Haluk Akay festivali neden düzenlediklerini, festivalin içinden geçtiğimiz süreçte neye denk düştüğünü anlatan bir konuşma yaptı. Ardından yazar Adil Okay'ın hazırladığı" Ateşin ve Güneşin Çocukları" konulu tiyatro gösterimi sinevizyondan izlendi.



Oyunun ardından "Adnan Yücel Şiirinde Toplumsal İzlek" konulu panelimize geçtik. Panelistlerden Ozan Telli rahatsızlığını bildirdiği, Yapı Sanatevi temsilcisi Ali Öztürk ise Reyhanlı'ya gitmesi gerektiği için panele katılamadı. Panel Adnan Yücel'in hem mesai arkadaşı hem dostu olan akademisyen Prof. Dr. Adnan Gümüşün konuşmasıyla başladı. Adnan Gümüş, Adnan Yücel'in edebiyatı, sanatı, şiirleriyle nasıl bir kişi olduğunu anlattı kısaca. Daha sonra sözü Adil Okay aldı. Adnan Yücel'in şiirlerinde kavgayı, umudu, mücadeleyi, direnci, kendi hayatında neyi nasıl yaşadıysa, nasıl hissetiyse, nasıl olması gerektiyse şiirlerine öylece yansıttığını ve yaşadığını anlattı. Adnan Yücel'in direnişlerin, grevlerin, komünizmin, örgütlü mücadelenin şairi olduğunu ve Adnan Yücel'i tanımaktan ve festivalde yer almaktan çok mutlu olduğunu ve bundan sonraki festival çalışmalarında da emek harcamak istediğini belirti.

adana_cukuro_1_a_y_gecti

Panelin birinci bölümünde Yapı Sanatevi temsilcisi neden böyle bir festival yaptığımızı, amacımızı anlattı. Adnan Yücel'in mücadele içindeki yeri ve öneminin altını çizdi. Adnan Yücel'i genç kuşaklarla buluşturmak, onlara tanıtmak için böylesi bir çalışma içinde olduğumuzu anlattı. Sonra sözü BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'ye verdi. Kürkçü, sözüne sanattan, edebiyattan çok anlamadığını ancak Adnan Yücel'in örgütlü, mücadeleci kişiliğini ve bunu şiirleri ve edebiyatıyla bütünleştirdiğini, mücadelenin gerekliliğini anlattığını bundan dolayı örnek alınacak bir kişiliğe sahip olduğunu belirtti. Ateşin ve Güneşin Çocukları kitabıyla halkların mücadelesinde yol gösterici, eleştirici bir önemi olduğunu belirtti.



İkinci bölüm "Çukurova'dan Bir Adnan Yücel Geçti" başlıklı söyleşiyle devam etti. Şair Duran Aydın’ın şiir dinletisiyle başladı. Bu bölümde şair Taner Nart, şair Demet Duyuler Doğan, yazar Çetin Yiğenoğlu ve şair Hasan Hüseyin Gündüzalp konuk olarak katıldılar.

Etkinlik kapsamında RedFotoğraf ve Yapı Sanatevi'nin ortaklaşa düzenlediği "Savaş ve Çocuk" temalı fotoğraf sergisi yer aldı. Fotoğraf sergisi katılanlar tarafından ilgiyle izlendi. Ayrıca açtığımız "Faili Belli ROBOSKİ Katliamı" konulu diğer fotoğraf sergisi yoğun ilgi gördü. 

adana_roboski

Festival çalışmalarının hazırlık aşamasında ciddi emekleri olan Tiyatroj tiyatro topluluğu savaşı ve çocukları konu alan bir gösterimde bulundu.

adana_tiyatroj_adana

Tiyatro gösteriminin ardından Umut Sahnesi'nin şiir dinletisi ile devam eden etkinlik Kutup Yıldızı'nın Adnan Yücel şiirlerinden bestelediği eserlerinde yer aldığı dinletisi ilgi ve özlemle karşılandı. Daha sonra AKMED (Akdeniz Müzik Emekçileri Derneği) Müzik Topluluğu’nun sunduğu renkli müzik dinletisiyle devam etti. AKMED Müzik Topluluğu da festival çalışmalarını duyduklarında ve kendilerinden katkı istenildiğini öğrendiklerinde hiç düşünmeden çok büyük mutluluk duyarak ve heyecanla kabul ettiklerini, bundan sonraki süreçte de ellerinden geleni yapacaklarını belirttiler. Sahneyi son olarak türküleriyle Binay Koçak aldı.

adana_etkinlik_akmed

adana_binay_kocak.

Yaklaşık 6 saat dolu dolu süren etkinlik katılımcılar ve izleyiciler cephesinden doyurucu bir etki yaratarak başladığı gibi aynı coşkuyla, diğer illerin festival programlarını tanıtımıyla bitirildi.

2. Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali Adana etkinliğimize gelen mesajları yayınlıyoruz:
Yürekliydi,
Çukurova'nın bağrından kopmuştu,
O zamandan belliydi Şubatın soğukluğunu hissedeceği...
Büyüdü, Yücel'di...
Şubat'ın soğukluğunu damarlarında hissetti,
Çukurova'nın kızıllığını gördü,
Okudu....
Milyon kez okudu...
Yazdı....
Kalemi bitene, kağıdı eskiyene kadar yazdı...
Gözlerindeki umut birkez olsun sönmedi
O hiç kaybetmedi umudunu....
O hiç söndürmedi ateşini....
O Çukurova'lıydı...
Geleceğin ateşiydi,
O "Düşerken" de sönmedi yaktığı ateş...
Kendi kızıllığında verdi rengini Çukurova'ya....
Şiirleri dilden dile, her sokakta , her direnişte slogan oldu,
Selam olsun Çukurova'nın kızıllığında açan kavganın ve aşkın şairine ....
 
İzmir'den Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali yürütücüleri olarak kavganın ve umudun şairi hocamız, yoldaşımız Adnan Yücel'in anısı önünde saygıyla eğiliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Adana festival etkinliğini/etkinliğimizi selamlıyoruz.
2. Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali İzmir Hazırlık Komitesi
Merhaba dostlar, merhaba kavga dostları, merhaba Adnan yücel dostları, biz biliriz ki, Çukurova toprakları bereketlidir ektiğin elinde kalmaz.
Umudun adını, nice Adanalı yiğit devrimci, kanıyla, tekmesiyle, zindanlarında başeğmezliğiyle yazmıştır Adana’da.

Her mevsimde köklerini bin bir bedelle salmıştır ve  hiçbir güç söküp atamayacaktır onları.
 
Toroslar’dan, Çukurova’ya, Seyhan kıyılarına , Aladağların baharda çiçeklenişine, pamuk tarlalarının yangın yüzlü ırgatlarına, emekçilerine, en çok özlediğimiz Adana’ya, tüm dostlarımıza bin selam olsun.
 
İstanbul'dan festival aktivistleri olarak şairimiz, yoldaşımız Adnan Yücel’i anma etkinliği kapsamında düzenlediğiniz Adana festival günlerinizi bütün yüreğimiz ve bilincimizle selamlıyoruz.
2. Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali İstanbul Hazırlık Komitesi
Dostlar Yoldaşlar,
İnsana dair ne varsa meta haline getiren emperyalist-kapitalist sisteme inat, her zamankinden daha güçlü ve çok yönlü sanat ve sanatsal üretim türküsüyle çıktık yollara. Tıpkı Adnan Yücel gibi, sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız bir dünya istem ve özlemi, bu uğurda sakınmasız gözüpek kavgaya tutuşacak yeni Adnan Yücel’ler dedik. Sınırlarımızı parçalayarak TOPLUMCU-SOSYALİST GERÇEKÇİ SANAT dedik.

Çünkü umudu, sevdayı, kavgayı en iyi bilenlerdeniz. “Türküsüz çıkılmayacağını yollara”… İnsana dair ne varsa toplumcu-sosyalist sanatın kapsama alanındadır; bunu bilir bunu söyleriz! Ürettikçe çoğalacak, çoğaldıkça üreteceğiz dedik.
 
Geldik bugüne. Adnan Yücel’in her bir sokağında, her bir karesinde kim bilir kaç kez “Offf” çektiği Çukurova’mızda Adnan Yücel’leyiz, Adnan Yücel’leri çoğaltacağız iddiamızlayız! Gelecekten bugünü kucaklayan, bugünden geleceğe uzanan yürüyüşümüzde bir adım bir adım daha. Bu kez “Dudağımızda kirlenmez türküler” gelecek yürüyüşümüzde özel bir yeri olan, nice kartallarımızın havalandığı, havalanan kartallarla buluşan Adnan Yücel’in de Çukurovası’nın sarı sıcağında.
 
Binlerce kilometre uzakta da olsak yüreğimiz bayram yeri, yüreğimiz kıpır kıpır, yüreğimiz sizlerle… Bu duygularla Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali’ni Çukurova sıcaklığınca selamlıyoruz. 
Avrupa Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali Tertip Komitesi
Merhaba dostlar;
Adnan Yücel ateş çemberleri içinden geçerek yollarını açanların şairidir! Emekçi mahallelerinin, fabrika önlerinin, atölyelerin ruhuna sinen isyanın, Kürdün ağıda kesmiş isyanının, dünyanın kavga ve umut seslerinin şairi… İlle de Çukurova’nın bin bir renkli sesinin!

Adnan Yücel, nerede bir zulüm- acı- isyan varsa yüreği ile orada olmuş, hissettiklerini şiirin bilinç ve yürek diline çevirerek tarihe nakşetmiş bir şairdir! İnsanlığın binlerce yıllık direnme geleneğini, imgeleri ile anonimleştirmiş bir şair… Kürdün, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen acısını-isyanını da bulursunuz onun şiirinde; Çukurova’nın kavruk çocuklarının sarı sıcak soluğunu da… Karacaoğlan’ın, Dadaloğlu’nun, Feqia Teyran’ın, Neruda’nın, Vapstarov’un, Mayakovski’nin, Cigerxwun’un soluğunu da…

Dostlar;
Devasa bir kolektif emekle örgütlenen Festival’in bu yıl Adnan Yücel şiirini sarı sıcak
ruhu ile besleyen Çukurova’da da gerçekleşmesi hepimizi ayrıca coşkulandırıyor.
Kavruk çocukların, isyankar eşkıyaların, çeltik tarlalarının, pamuk denizinin, dev
fabrikaları ile proletaryanın, yoksul köylülük ve topraksızların ruhu ile beslenen,
onlara ruhunu katan Çukurova! Şairimizi besleyen bereketli toprak! Uğur’ları,
Remzi’leri, Şaban’ları, Azmi’leri, Metin’leri, Hacı’ları … daha sayamayacağımız
sayısız devrim kartalını bağrına basan, bağrından yaratan toprak. Köklerimizi
bereketiyle besleyen mağrur, sıcak, isyankar kent.. Sana şairimizle, Adnan
Yücelimizle yeniden merhaba diyoruz!
Alınteri Gazetesi

RSS

Korku dağları bekler

Korku dağları bekler

Burjuvaziyi faşist devlet terörünü güçlendirip boyutlandırmaya zorlayan asıl etken ve dinamikler daha derinde...

 

Yedikule zindanlarından günümüze

Yedikule zindanlarından günümüze

Yasalar değişiyor, hapishane adları-harfler değişiyor, yeni hapishaneler yapılıyor ama zindan hep zindan. Devlet hep ceberrut

 

Kadının beyanı

Kadının beyanı

Siyaset ve erkek yargı “hak etmiş” kadınları duymadı bugüne kadar...

 

Taksim, yine...

Taksim, yine...

Bugünkü Taksim eylemi de kitle direngenliğiyle akıllara kazındı. Taksim'i, İstiklal'in tüm ara sokaklarını ablukaya almasına rağmen direnişi kıramadı!

 

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna ne anlatıyor?

Ukrayna, “uzakta” olup biten bir 'dış haber' gözüyle görülmemeli!..